8 Ocak 2018 Pazartesi 00:45

DÜNYA

Dr. Sibel Siber Kimdir?

KKTC siyasetinde önemli bir yeri olan Dr. Sibel Siber, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde milletvekilliği, başbakanlık, meclis başkanlığı görevlerini başarıyla yürüttü. 7 Ocak 2018 yılındaki erken genel seçimlerde kendi isteğiyle aday olmadı.

Dr. Sibel Siber Kimdir?
x

Aşağıdaki kodu kopyalayıp sitenize ekleyebilirsiniz


Video Boyutunu otomatik algıla (Mobil Uyumlu) :    X 


Video otomatik başlasın

34VOLT


Haberin Adresi www.34Volt.com Haberin Adresi www.34Volt.com

Dr. Sibel Siber, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi mezunu

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin saygın siyasetçilerinden biri olan Dr. Sibel Siber mütevaziliği ile KKTC'nin çok yakından tanıdığı bir profildi. 2018 seçimlerinde aday olmadı. Siber, 13 Aralık 1960 yılında Lefkoşa'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden mezun oldu. İhtisasını Şişli Eftal Hastanesi'nde İç Hastalıkları alanında yaptı. Eğitimini tamamladıktan sonra KKTC'ye dönen Siber, aynı yıl özel muayene açarak meslek hayatına başladı.

ABD'de Virginia Üniversitesi'nde Diyabet ve Endokrinoloji ve Fullbright burslusu olarak ABD'de Chicago Rush Üniversitesi'nde Romatizmal Hastalıklar eğitimi

 

1989 yılında burslu olarak ABD'de Virginia Üniversitesi'nde Diyabet ve Endokrinoloji eğitimi gördü. 2000 yılında Fullbright burslusu olarak ABD'de Chicago Rush Üniversitesi'nde Romatizmal Hastalıklar eğitimi aldı.

Dr. Sibel Siber, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin İlk kadın Başbakanı

Sibel Siber 19 Nisan 2009 erken genel seçimlerinde CTP-BG'den Lefkoşa milletvekili seçildi. O tarihten bu yana milletvekilliği yapan Siber, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu tarafından hükümeti kurmakla görevlendirildi. Haziran-Ağustos 2013 tarihleri arasında başbakanlık yaptı ve 13 Haziran 2013 tarihinde Cumhurbaşkanı Eroğlu tarafından kabine listesi kabul edilerek görevine başladı. Siber, bu görevle KKTC’nin ‘ilk kadın başbakanı’ ünvanını aldı.28 Temmuz 2013 Erken Genel Seçimlerinde yeniden CTP-BG milletvekili seçilen Siber, 4 Eylül 2013 tarihinde KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı olarak seçildi. 9 Ekim 2015 tarihinde VIII’inci Dönem 4’üncü Yasama Yılında yeniden Cumhuriyet Meclisi Başkanlığına seçildi. Sibel Siber, Meclis Çevre ve Kültür Komiteleri ile Yasalardaki Cinsiyet Ayrımcılığını İzleme Komitesi başkanlığını yürütmekte ve geliştirdiği projelerle bu Komitelere önemli katkılar koydu.

 

Dr. Fazıl Küçük Müzesi'nin yeniden yapılandırılmasını ve meclis binasının içinin iyileştirilmesi sağladı

 

En önemli projeleri arasında, 20 Nisan 2016 tarihinde açılışı yapılan Dr. Fazıl Küçük Müzesinin yeniden yapılandırılması yer almaktadır.İki yıl süreyle bir gazetede köşe yazarlığı da yapan Dr. Siber, genellikle insanı temel alan sosyal, politik, psikolojik ve çevre içerikli yazılar yazdı. 56 deneme yazısından oluşan "Düşlerim ve Düşüncelerim" isimli yayınlanmış bir kitabı bulunmaktadır. İngilizce bilir. Evli ve iki çocuk annesidir.  

 

KKTC Cumhuriyet Meclis Başkanı ve CTP Milletvekili Sibel Siber 7 Ocak'ta yapılacak Erken Genel Seçimlerde aday olmayacağını açıklamıştı. Kuzey Kıbrıs Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sibel Siber, mecliste yer alan dört kadın milletvekilinden biriydi. Cumhuriyet Meclisi Başkanı, Cumhuriyetçi Türk Partisi Lefkoşa Milletvekili Dr.Sibel Siber, erken seçim ile ilgili düşüncelerini içeren şöyle bir basın açıklaması yapmıştı:

 

“Değerli Basın Mensupları, Sevgili Halkımız;

4 Eylül 2013’ten itibaren Meclis Başkanı olarak sürdürdüğüm bu onurlu görev, önümüzdeki Genel Seçimlerle birlikte son buluyor. Öncelikle yakında gerçekleşecek olan genel seçimlerin tüm halkımıza hayırlı olmasını diliyorum.

Bugüne kadar verdiğim tüm mesajlarda çalışkan, üretken, birikimi olan, temiz, dürüst, halkını ve ülkesini seven insanlarımızın siyasette yer almasının önemine vurgu yaptım. Bugün de aynı düşüncedeyim. Ülkesi için heyecan duyan, ekip ruhu ile çalışmayı önemseyen ve güzel işler başarmak için elini bu taşın altına sokma kararı alan tüm adaylarımıza başarılar diliyorum.

 

“Ben büyüyünce başbakan olacağım”

Siyasete girdiğimde, “kadın ve siyaset” konusunda sorumluluğumun büyük olduğunun bilincinde oldum. Omuzlarımda hep bu ağırlığı hissettim. Ülkenin ilk kadın başbakanı sıfatını taşırken ve Meclis Başkanlığı görevimi sürdürüken kadının düşlerinde ve hedefinde devletin yönetim mekanizmaları olmasına katkı yapmayı görev bildim. Küçük bir kız çocuğunun özgüvenle “Ben büyüyünce başbakan olacağım” demesini, gelecekte ülkemizde siyasette kadının rolü açısından umut olarak gördüm.

 

"En önemli acı gerçeğimiz devlette henüz kurumsal yapıyı gerçekleştirememek"

Deneyimlerimden yola çıkarak, özeleştiri ile sözlerime başlayacak olursam, en önemli acı gerçeğimizin devlette henüz kurumsal yapıyı gerçekleştirememek olduğunu söyleyebilirim. Kurumsal yapıyı gerçekleştirmiş ülkelerde gelen giden siyasetçiye göre, keyfi bir şekilde kurumların idari yapısıyla oynanmaz, kurum siyasetçiye göre şekillenmez aksine kurumsal yapı siyasetçiye yön verir. Birçok temel sorunumuzun altında yatan da budur. Kurumsal hafızanın değerinin ve öneminin hiçe sayıldığı bir sistem yarattık maalesef. Bir kurumun hafızası, iyi saklanmış arşivi ve liyakata dayalı sistemidir.Hafızası olmayan bir kurumdan verim almayı bekleyemezsiniz.

 

"Çözemediğimiz sorunlar siyasete güvensizlik, özgüven kaybına ve halkta mutsuzluğa yol açıyor."

Tüm başarısızlıklarımız için bir suçlu arıyoruz. İnsanoğlunun savunma içgüdülerinden biridir bu. Tecrübelerime dayanarak şunu söyleyebilirim: Yasaları geciktiren , uygulamaya koymayan, yasa dışılığı önleyemeyen, denetim mekanizmalarını harekete geçiremeyen, kirli çevrede yaşamayı kanıksatan, sağlık ve eğitim sorunlarını çözemeyen düşmanlarımız veya gizli eller değildir; bizim ellerimizdir. İnançla heyecanla ellerimizi taşın altına koymak yetmiyor, taşın altındaki bu eller eğer aynı amaçla birleşmezse taş yerinde duruyor ve taşın ağırlığı sadce o elleri değil , toplumu da eziyor. Kısacası sorunlar olduğu yerde kalıyor ve çözemediğimiz sorunlar siyasete güvensizlik, özgüven kaybına ve halkta mutsuzluğa yol açıyor.

 

“Her toplum layık olduğu şekilde yönetilir”

İnanıyorum ki halk olarak siyasetçiden beklentimizin kişisel menfaat olmadığı, toplumsal sorunlarımıza çözüm üretmesi olduğu mesajı net olarak verilirse, bu halkın siyasetçi profili de ona göre şekillenecek. “Her toplum layık olduğu şekilde yönetilir” sözü çok eski ama değerini yitirmemiş bir sözdür. O nedenle seçimlerde halkımız iradesini doğru kullanırsa siyaset de doğru yolu bulacağına olan inanca katılıyorum. Temiz ve üretken siyaseti arzulayan bir halk, isterse bunu başarır. İrade halktadır. Artık sistemin bir parçası olma zamanı değil, sistemin başarıya ulaşması önündeki engelleri tartışma ve toplumsal konsensusla çözüm bulma zamanıdır.

Başbakanlık yaptığım dönemde hükümetimizin şeffaflık, hesap verilebilirlik, hak ve adalet ilkesiyle aldığı kararlar, yaşama, çevreye olumlu dokunuşlar, usülsüzlükleri sorgulamalar, Meclis Başkanlığı dönemimde ekip ruhuyla çalışarak,engellerden yılmayarak gerçekleştirdiğimiz projeler “istenirse yapılabilir” düşüncesine güzel bir örnek ve iş yapma heyecanıyla seçime gireceklere de moral olur diye düşünüyorum. Unutulmamaldır ki toplumun yaşamına güzel dokunuşların olumlu tepkisi bir siyasetçinin en büyük kazanımıdır ve böyle olmalıdır.

"Parlamento dışında da halkımızın yaşamına olumlu katkı yapacak tüm çalışmalara destek olmaya ve toplum yararına olan projelerde edindiğim bilgi ve tecrübeler ışığında katkı koymaya devam edeceğim"

 

2018 Ocak ayında gerçekleşecek Genel Seçimlere adaylığımı koymuyorum, ama Parlamento’daki görevimin sona ermesiyle parlamento dışında da halkımızın yaşamına olumlu katkı yapacak tüm çalışmalara destek olmaya ve toplum yararına olan projelerde edindiğim bilgi ve tecrübeler ışığında katkı koymaya devam edeceğim. İnanıyorum ki parlamento dışında da topluma hizmet yönünden bizlere düşen görevler büyüktür. O nedenle daha iyiyi daha güzeli hedefleyerek ve herzamanki gibi tüm halkımızı kucaklayarak var gücümle çalışmaya devam edeceğim.

Son olarak gerek Başbakanlık gerekse Meclis Başkanlığı görevlerimi sürdürüken büyük destek olan, güven duyan, yapıcı eleştirilerle çalışma motivasyonumu artıran tüm halkımıza, Cumhuriyet Meclis’indeki tüm çalışma arkadaşlarıma, değerli Meclis personeline; Projelerimize destek olan tüm kurumlarımıza, TC büyükelçiliğine, projeler için birlikte çalıştığımız bürokratlara, sivil toplum örgütlerine ve katkı koyan herkese, değerli basınımıza teşekkür ediyorum. Ayrıca; iki kez katıldığım Milletvekili Genel Seçimlerinde beni aday gösteren Cumhuriyetçi Türk Partisi’ne ve siyasetteki görevim süresince sevgisiyle, güveniyle destek veren, ülkesini ve halkını seven parti tabanının güzel insanlarına sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.”

Haber Kaynakları: Cumhuriyet Meclisi / Kıbrıs Postası

İlginizi Çekebilir

iso 27001:2017 Degisikligi Danismanlik Hizmetleri

VMİ Danışmanlık ISO 27001:2017 değişikliği ile ilgili bir blog yazı yayınladı. ISO 27001:2017 değişikliği neler getiriyor. Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi BGYS'ye sahip olan firmalar neler yapacaklar?


Etiketler: Siber, olarak, Sibel, olan, Meclis

Yorum Yazın

420
×
 

Yorumlar 0 adet



Yorumunuz Kaydedildi.

Editörlerimizin yoğunluğuna göre onaylanmasına çalışılacaktır.

Teşekkür ederiz.