24 Nisan 2019 Çarşamba 09:25

GÜNDEM

Aşıyı Reddederek Çocuğunuzu Ve Toplumu Riske Atmayın! 24 30 Nisan Dünya Aşı Haftası

Aşıyı Reddederek Çocuğunuzu ve Toplumu Riske Atmayın!

Aşıyı Reddederek Çocuğunuzu Ve Toplumu Riske Atmayın! 24 30 Nisan Dünya Aşı Haftası
x

Aşağıdaki kodu kopyalayıp sitenize ekleyebilirsiniz


Video Boyutunu otomatik algıla (Mobil Uyumlu) :    X 


Video otomatik başlasın

34volt » 34Volt


Haberin Adresi www.34Volt.com Haberin Adresi www.34Volt.com

(24-30 Nisan Dünya Aşı Haftası)

“Aşı karşıtlığı; toplum bağışıklığının aksamasında ve buna bağlı aşıyla korunabilen hastalık ve salgınların oluşmasındaki en büyük tehditlerden biridir. Bundan dolayı aşı karşıtlığı ve aşı reddi sorunu; kötü sonuçlarla karşılaşmadan önce, ciddiyet ile ele alınması gereken bir konudur” diyen İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Serkan Atıcı, 24-30 Nisan Dünya Aşı Haftası’nda aşı karşıtlığı konusunda bilgiler verdi.

Çocukluk yaş grubunun en önemli sağlık sorunlarından bir tanesi de, çoğu bulaşıcı olan enfeksiyon hastalıklarıdır. Bu hastalıklardan korunmaya yönelik uygulamalar ise her zaman tıp uygulamaları içerisinde önemini korumuştur. Bu kapsamda aşılar, çocukluklarda koruyucu sağlık hizmetlerinin en önemli yapı taşlarından olup, sadece çocuğu korumakla kalmayarak toplum sağlığına da önemli katkılar sağlar. Aşı olanlar sayesinde, toplumdaki kırılgan grupların da belli oranda korunabildiğini söyleyebiliriz. Gebeler, çok küçük bebekler, savunma sistemi yetersizliği olanlar, organ nakli yapılanlar, kanser hastaları, kemoterapi gibi savunma sistemini baskılayan tedavi alanların sayısı, ülkemizde de gün geçtikçe artmaktadır. Bazılarında aşılama yapılamayan bu kırılgan grup ve bireyleri düşündüğümüzde, aşılamanın bir toplumsal dayanışma olduğunu söylemek mümkündür.

Artan Aşı Karşıtlığı Sorunu Acilen Ele Alınmalı!

Aşı karşıtlığı ilk olarak, İngiltere’de gündeme gelmiş; bu dönemde bir din bilgini olan E. Massey, has­talıkların tanrı tarafından insan­lara bir ceza olarak gönderildiğini; bu nedenle de hastalıkları önlemeye çalışmanın, tanrıya karşı gelmek olduğunu ileri sürmüş ve aşılama giri­şimlerini şeytana uymak olarak nitelendirerek kendisine geniş bir taraftar kitlesi de bulmuştur. Günümüzde de aşı karşıtı kişi ve gruplar, bulunduğumuz çağın olanaklarından yararlanarak internet ve bazı medya organları ara­cılığı ile toplumu etkilemeyi sürdürmektedirler. Aşı karşıtlığı; toplum bağışıklığını aksatarak, aşıyla korunabilen hastalıklar hatta salgınların oluşmasındaki en büyük tehditlerden biridir. Bundan dolayı giderek artan aşı karşıtlığı ve aşı reddi sorunu; toplumsal olarak kötü sonuçlarla karşılaşmadan önce, ciddiyet ile ele alınması gereken ve somut adımlarla çözümlenmesi gereken bir konudur. Ne yazık ki ülkemizde bu konu ile ilgili yeterli duyarlılık oluşmamıştır. Yapılmış geniş kapsamlı bir klinik çalışma ve/veya veri de bulunmamaktadır. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları kliniği olarak; anne babaların aşı karşıtlığı ile ilgili görüş ve tutumlarını içeren, aşı reddi veya karşıtı olan ailelerin verilerini analiz etmeyi amaçlayan bir çalışma projemiz planlama aşamasında olup en kısa sürede çalışmaya başlamayı ümit ediyoruz.

“Aşı Karşıtı Düşünceler Çürütülmüştür”

Aşı karşıtı ailelerin en sık endişelerinden bir tanesi, ilaç ve aşı şirketlerinin toplumun sağlığını değil kendi kazançlarını önemsediklerini düşünmeleridir. Ancak bu endişeler, eldeki aşıların etkinlik ve güvenliliği karşısında, insanlığın sağlık alanındaki en etkin mücadele araçlarından birini kullanmayı bırakması için yeterli değildir. Aşı karşıtı ailelerin öne sürdüğü diğer nedenler; aşıların otizm gibi bazı hastalıklara neden olduğu, aşılanmanın savunma sistemini olumsuz biçimde etkilediği, yan etki görülme sıklığının kasıtlı olarak gizlenmekte olduğu, içerisinde alkol veya domuz ürünleri barındırdığı inanışıyla bazı grupla­rın inançlarına ters düşmesi gibi başlıklar altında toplanabilir. Her ne olursa olsun, aşı karşıtı tezlerin hemen hepsi binlerce olguyu içeren çalışmalarla, bu çalışmaların derlendiği 14 milyonluk dev vaka serisini içeren kohreyn analizleri ile çürütülmüştür.

“Aşılama Hizmetleri Kamusal Bir Sorumluluktur”

Aşı konusunda; hiç yan etki olmaması, hiç riskin bulunmaması gibi bir durum söz konusu değildir. Ancak tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de, aşıların olası yan etkileri özenle izlenilmekte, kayıtları tutulmakta, aşıya bağlı gerçek olumsuzluklar ile rastlantısal gelişmelerin yakından takibi yapılmaktadır. Aşılama hizmetleri kamusal bir sorumluluktur. Bu nedenle; kamuoyunun bilimsel veriler ışığında aşıyla korunabilen hastalıklar konusunda aydınlatılması, aşı karşıtı tezlerin çürütüleceği eğitsel araçların geliştirilmesi ve risk altındaki kişilerin bağışıklama ile korunması konusunda yasal düzenlemelerin yapılması gereklidir. Başta toplumun bilinçlenmesinde, temel rolü olan yazılı veya görsel medya olmak üzere, kamu kurumları da dahil çeşitli alandaki tüm yetkililerin bu konuda bilimsellikle örtüşen davranışlar sergilemesi gerekmektedir. Çocuklarımız başta olmak üzere tüm toplumun sağlığı için; gerçeği yansıtmayan, bilimsel çalışmalarla örtüşmeyen, hatta çelişen; eksik, hatalı veya yanlış bilgilerin yaygınlaşmasının önlenmesi de çok önemli ve gerekli bir sorumluluktur.

İrtibat

İlginizi Çekebilir

Güyad Yenilenebilir Enerji Finansmanı Zirvesi İstanbul'da Yapıldı

16 Kasım 2019


İstanbul Sabiha Gökçen’De Bir İlk... “Uzun Mesafeli Uçuş” Başladı

İstanbul’un şehir havalimanı Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda, Malezya Havayolları’yla birlikte uzun mesafeli uçuşlar başladı. Kuala Lumpur ve Sabiha Gökçen Havalimanı arasında, Dorak Holding işbirliği ile Cumartesi günleri icra edilecek uçuşlarla Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan ilk uzun mesafeli direkt uçuş da gerçekleşmiş olacak.


Akciğer Kanserinde Kemoterapi İhtiyacı Azalıyor

17 Kasım Akciğer Kanseri Farkındalık Günü


Türk Ayakkabı Sektörü Dünyaya Meydan Okuyor

Avrupa’da İtalya, Dünyada Çin!


Kayseri Gastronomi Turizmi Çalıştayı Yoğun İlgiyle Başladı

Kayseri Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde 16-17 Kasım tarihlerinde düzenlenecek «Kayseri Gastronomi Turizmi Çalıştayı» başladı. Cumartesi sabahı Radisson Blu Hotel’de açılışı yapılan çalıştay, kentin gastronomi turizminde yükselen bir destinasyon olması adına hayata geçirilen ilk adım oldu. İki gün sürecek ve halka açık olan etkinliğin ilk gününde, ünlü kasap Cüneyt Asan’ın pastırma şovu ile şef Murat Bozok ve Hülya Tiritoğlu’nun “Kayseri Mutfağı” atölyesi büyük ilgi gördü. Eyüp Kemal Sevinç, Yunus Emre Akkor, Ebru Baybara Demir gibi ülkemizin gastronomi alanında en önemli şeflerinin ve birbirinden değerli panelistlerin söz aldığı oturumlar ilgiyle dinlendi.


Etiketler: karşıtlığı, olarak, karşıtı, gibi, konusunda

Yorumlar 0 adet



Yorumunuz Kaydedildi.

Editörlerimizin yoğunluğuna göre onaylanmasına çalışılacaktır.

Teşekkür ederiz.