18 Şubat 2019 Pazartesi 08:58

GÜNDEM

Çocuğunuz Akran Zorbalığına Maruz Kalıyor Olabilir Mi

“Arkan zorbalığına maruz kalan öğrencilerin; devamsızlıklarının arttığını, başarılarının düştüğünü, hatta bu davranışların etkisinin bazen yetişkinlikte bile devam ettiğini ortaya koyan çalışmalar vardır. Bu durum; çocukların kendilerini toplumdan dışlanmış hissetmesine, ileri yaşlarda sosyal yeteneklerinin zayıflamasına ve ruhsal sağlık problemlerin gelişmesine neden olmaktadır” diyen İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Çocuk Nörolojisi Uzmanı Doç. Dr. Adnan Ayvaz, ebeveynleri uyardı.

Çocuğunuz Akran Zorbalığına Maruz Kalıyor Olabilir Mi
x

Aşağıdaki kodu kopyalayıp sitenize ekleyebilirsiniz


Video Boyutunu otomatik algıla (Mobil Uyumlu) :    X 


Video otomatik başlasın

34volt » 34Volt


Haberin Adresi www.34Volt.com Haberin Adresi www.34Volt.com

Genç erişkinlik dönemi; davranışların, psikolojik uyumun ve sosyal ilişkilerin değişken olduğu bir dönemdir. Bu dönemde kişi; ailesinden ve arkadaş çevresinden, özellikle de negatif sosyal ilişkilerden kolay bir şekilde etkilenir. Zorbalığa maruz kalma, kişilerin sağlığını ve okul hayatını sadece geçici bir dönem için etkilemez. Zorbalığı yapan ve zorbalığa maruz kalan çocuklarda, zorbalığın olumsuz etkilerini bir ömür boyu görmek mümkündür.

Zorbalığın Etkilerini Bir Ömür Boyu Görmek Mümkün!

Zorbalık, çocuğun bir veya daha fazla çocuk tarafından düzenli ya da aralıklı olarak negatif aktivasyonlara maruz kalması ya da ruhsal sıkıntıya yol açan, kötü niyetle gerçekleştirilen, olumsuz ve yineleyici fiziksel ve/veya sözel eylem olarak tanımlanmaktadır. Okul zorbalığını ise, bir çocuğa bir veya daha fazla öğrenci tarafından kasıtlı olarak sürekli saldırgan davranışların uygulanması ve çocuğun bunlara karşı sürekli olarak korumasız durumda olması şeklinde ifade edebiliriz. Zorbalık, öğrencilerin güvenli ve korkusuz bir çevrede öğrenim görmelerini engelleyen ve okul çevresini negatif yönde etkileyen dünya çapında bir olaydır.

“Okulun Bulunduğu Bölge Zorbalığın Şeklini Belirlemekte”

Zorbalık genellikle okullarda; sosyal dışlama, fiziksel, duygusal ve sözel zorbalık olarak karşımıza çıkmaktadır. Zorbalığı yapan tek bir birey olabileceği gibi gruplar tarafından da yapılabilmektedir. Sosyal medya imkânlarının artması sözel ve duygusal zorbalık türlerinin artmasına ve çeşitlenmesine de katkıda bulunmaktadır. Okulda yaşanan zorbalıklar ve bunların sonuçlarına ilişkin çalışmalar, son yılların üzerinde en çok araştırma yapılan sosyal konularıdır. Bu ilginin nedenleri; zorbalığın kişisel ve sosyal bir sorun olması, gizli kalabilmesi ve sonuçlarının çocuklar üzerinde uzun süreli etkili olmasındandır. Okulların bulunduğu bölge ve okula giden çocukların sosyoekonomik düzeyleri zorbalığın şeklini etkilemektedir. Yaptığımız çalışmalar sonucu; sosyoekonomik düzeylerini yüksek, orta ve düşük olarak ayırdığımız farklı bölgelerdeki okullarda öğrencilerin maruz kaldığı zorbalıkları bir bilimsel araştırma çerçevesinde inceledik.

“İtme” En Yaygın Okul Zorbalığı!

Öğrencilerin bedensel zorbalık türleri içerisinde her üç okulda da, en sık “itme” zorbalığına maruz kaldığı görüldü. Bunu sosyoekonomik düzeyi düşük olan okullarda; “bedene kaba şaka”, yüksek ve orta olan okulda ise, “saç-kulak çekme” izlemektedir. “Tehlikeli aletle saldırma” davranışı sosyoekonomik düzeyi düşük olan okulda diğer okullara göre daha yüksek bulunmuştur. Sözel zorbalık türleri içerisinde “ad takma”, her üç okulda da en fazla görülen zorbalık türüdür. En seyrek ise “tehdit etme” türü görülmektedir. Duygusal zorbalık türleri içerisinde sosyoekonomik düzeyi yüksek olan okulda “eşyaya zarar verme”, sosyoekonomik düzeyi orta olan okulda “küçük düşürme” ve sosyoekonomik düzeyi düşük okulda “ayrımcılık yapma” en sık, her üç okulda da “gruptan dışlama” en seyrek görülen zorbalık türleri olarak tespit edilmiştir. Cinsel zorbalık türleri içerisinde her üç okulda “elle rahatsızlık verme” en sık maruz kalınan davranıştır. Cinsellik içeren söz söyleme sosyoekonomik düzeyi düşük olan okulda yüksek bulunmuştur.

“Aile, Öğretmen ve Okul Yönetimi İşbirliği İçinde Olmalı”

Bireysel gelişim sorunları; kişinin toplumda saygın bir yer edinememesi, şiddete ve madde bağımlılığına yatkınlık gibi istenmeyen sonuçlar olarak karşımıza çıkabilmektedir. Bu nedenle okullarda karşılaşılan zorbalığın çözümü için öncelikle bütün toplum kesimlerde farkındalığın artması gerekir. Okul dışından gelecek zorbalık etkileri için güvenlik tedbirleri alınmalıdır. Anne ve babaların çocuklarındaki ruhsal ve davranışsal değişimleri yakından izleyerek fark etmeleri önemlidir. Ebeveynler çocuklarının arkadaşları ile ilişkilerini gözlemlemeli ve bunaltıcı olmadan aralıklı kontrol etmeleri yararlı olur. Öğretmenlerin dikkatli gözlemleri, birçok olumsuz gidişi baştan önlemeye yeterli olabilir. Bu konularda öğretmenler ve velilerin tecrübesini artıracak seminerler, örnek paylaşımları, ortak gruplar ve skeçler düzenlenebilir. Aile, öğretmen ve okul yönetimi iyi bir işbirliği içinde olmalıdır. Hem zorba hem de mağdurlar için gerektiğinde bireye yönelik psikolojik danışma hizmeti sunulmalıdır.

İrtibat

İlginizi Çekebilir

İbb Bilim Kurulu Uyardı Toplu Ulaşımdaki Tedbirler Devam Edecek

TOPLU ULAŞIMDAKİ TEDBİRLER DEVAM EDECEK


Gölbaşı Yerel Üretici, Sütlerini Yarın Halk İle Buluşturacak

Gölbaşı Belediyesi çiftçisini unutmuyor…


Sigarayı Bırakmada “Dedi” Yöntemi!

Sigara kullanımının Covid-19 hastalığının şiddetini artırdığını belirten uzmanlar, özellikle sigarayı bırakmada bu dönemin bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.


İmamoğlu, Kiptaş Ucuz Konut Tanıtımında Konuştu “Hedef Sağlık Çalışanı Ve Dar Gelirli”

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Silivri 4. Etap Konutları’nın tanıtım programına katıldı. İBB Saraçhane yerleşkesinde gerçekleştirilen programda İmamoğlu, “Bu özel projeye başvurmak için özellikle, şimdiye kadar konut sahibi olamamış vatandaşlarımızı ve Covid -19’la mücadelede ön cephede savaşan ve kendilerine çok şey borçlu olduğumuz sağlık çalışanlarımızı davet ediyorum.”


Kemik Sağlığı Ve Güçlü Bir Bağışıklık İçin Süt İçmeyi İhmal Etmeyin!

COVID-19 salgınında kritik rolü ortaya çıkan güçlü bir bağışıklık sistemi için protein yönünden de zengin olan sütü her gün tüketmek gerekiyor. Sabri Ülker Vakfı’nın paylaştığı bilgilere göre Türkiye Beslenme Rehberi, yetişkin bireylerin her gün 3 porsiyon, çocukların, ergenlik dönemindeki gençlerin, gebe ve emzikli kadınlar ile menopoz sonrası kadınların 2-4 porsiyon süt ve yerine geçen besinleri tüketmesi gerektiğini belirtiyor.


Etiketler: okulda, zorbalık, olarak, sosyoekonomik, maruz

Yorumlar 0 adet



Yorumunuz Kaydedildi.

Editörlerimizin yoğunluğuna göre onaylanmasına çalışılacaktır.

Teşekkür ederiz.