28 Ocak 2019 Pazartesi 09:13

GÜNDEM

Geçmişin Sevgisizliği Bugünün Şiddeti!

Şiddet haberlerini son dönemde ne yazık ki çok sık duyup görmekteyiz. Ebeveynlerin çocuklarına gelişim döneminde gösterdiği; sevgi, şefkat ve ilgi, bugünü olumlu yönde beslerken, bu duyguların eksikliği, çocuğun ihmal edilmesi, çocuğun aile içi şiddete tanık olması veya şiddete maruz kalması gibi nedenler; bugünün şiddetini arttırıyor. Peki bu durum nasıl önlenebilir?

Geçmişin Sevgisizliği Bugünün Şiddeti!
x

Aşağıdaki kodu kopyalayıp sitenize ekleyebilirsiniz


Video Boyutunu otomatik algıla (Mobil Uyumlu) :    X 


Video otomatik başlasın

34volt » 34Volt


Haberin Adresi www.34Volt.com Haberin Adresi www.34Volt.com

İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Psikoloji Uzmanı Kln. Psk. Didem Göksu, açıkladı.

“Şiddet Öğrenilen Bir Davranıştır”

İnsanlar doğar, büyür ve gelişir. Ebeveynlerin çocuklarına gelişim döneminde gösterdiği; sevgi, şefkat ve ilgi, bugünü olumlu yönde beslerken, bu duyguların eksikliği, çocuğun ihmal edilmesi, çocuğun aile içi şiddete tanık olması veya şiddete maruz kalması, düşük sosyo-ekonomik düzeye bağlı olan işsizlik ve yoksulluk ile erken ebeveyn kayıpları bugünün şiddetini arttıran nedenlerdendir. Aile içinde başlayarak nesiller boyu aktarılan şiddet eğilimi, gözlemleyerek ve yaşayarak sonradan öğrenilen bir davranıştır. Şiddet kültürü içinde büyümüş olan, bu duruma maruz kalan veya tanık olan çocuklar ileride şiddet eğilimini en çok gösteren kişilerdir.

Büyük Balık Küçük Balığa Zarar Vermeli mi?

Akıl hastalığı olmayan kişilerde görülen şiddet eğilimi, antisosyal kişilik bozukluğunun habercisidir. Bu bireyler, toplumsal kurallara ters düşerek suç sayılan davranışları gerçekleştirirler. Çocukluk çağında davranım bozukluğu gösteren kişiler, 15 yaşından itibaren antisosyal tanı belirtilerini taşıyorlarsa, 18 yaşından sonra bu kişilere antisosyal kişilik bozukluğu tanısı konur. Erkeklerde görülme sıklığı kadınların 3 katı kadardır. Bu kişiler; kolay bir şekilde kavgaya başlayarak yasaları ihlal etme, kendisinin ve başka insanların güvenliğini tehlikeye atma davranışlarını gösterirler. Anlık kararlar vererek hayatlarında hiç düşünmeden ani değişiklikler yapabilirler. Utanma, merhamet, özdenetim, içgörü ve empati yokluğu, haz ilkesine bağlı dürtüsellik, sürekli yalan söyleme, saldırgan davranışlarla sinirlilik ve heyecan arama antisosyal kişilik bozukluğunda görülen başlıca özelliklerdendir. İçgörüleri olmadığı için aldıkları cezaları kendilerine yapılan haksızlık olarak görürler. Dışarıdan gelen engel ve yargılara aldırmadan, olası tehlikeleri düşünmeden risk alırlar ve bu tehlikelerin sonuçlarıyla ilgili herhangi bir kaygı taşımazlar ve pişmanlık duymazlar. Hayatta geleceğe dair belirli bir hedefi olmayan bu kişiler, kimseye karşı sorumluluk ve bağlılık duygusu hissetmezler, ancak diğer insanlar tarafından hatasız görülmek için direnirler. Her zaman güce hakim olmak istedikleri için, “Büyük balık, küçük balığı yiyecektir” görüşünü savunurlar.

Geçmişin Sevgisizliği Bugünün Şiddetine Neden Olmalı mı?

Çocukluk çağı travmaları yaşamış olan bu kişilerin, günümüzde kendilerinden zayıf yapıda gördükleri; çocuklara, kadınlara ve hayvanlara uyguladıkları şiddet yadsınamaz. Bu kişilerin; kendi geçmişlerinin bedelini başkalarına yaşatmaları, görmezden gelinmemeli ve kişiler tedavi edilmelidir. İnsan ve hayvan haklarıyla özdenetim, içgörü, utanma, merhamet ve empati duygusu çocuklara küçük yaştan itibaren eğitim yoluyla öğretilmelidir. Gerekli durumlarda psikolojik destek verilmeli, seminer ve konferanslarla bilgilendirmeler yapılarak şiddete karşı önlemler alınmalıdır. Günümüzde gerçekleşen her türlü kötülüğe karşı tepkisiz kalmadan mücadele verilebilmesi için yasayı uygulayan kişilerin gerekli düzenlemeleri yapması ve adaletin yerini bulması gerekli olandır.

İrtibat:

İlginizi Çekebilir

Türkiye Finans’Tan Çalışanlarına “Jest”

Esnek çalışma modeli ile


Akzonobel’İn Gelişmiş Mimari Toz Boyası Yüzeylerde Hijyen Sağlıyor

Hijyeni artırabilecek ürünlere yönelik talepteki artış ile birlikte, AkzoNobel de, Interpon D1000 ve 2000 mimari toz boya yelpazesine antimikrobiyal* özellikler eklemeye yönelik çalışmalarına ivme kazandırdı.


Form Uv C Uygulamaları İle Yaşamın Her Alanında Sağlıklı Hava Çözümlerini Sunuyor

Form Şirketler Grubu, 55 yıllık sektör tecrübesiyle kapalı alanların steril iklimlendirme ihtiyacına Amerika’nın UV-C konusunda önde gelen markası Steril Aire ile yenilikçi bir çözüm sunuyor. Kapalı alanlarda bulunan iklimlendirme sistemlerine entegre edilebilen UV-C ışık teknolojisi, hava içerisindeki virüslerin DNA yapılarını bozarak etkisiz hale getiriyor. Normalleşme sürecine girilen bu günlerde, kapalı alanların ortam havasının sterilizasyonu için büyük önem taşıyan bu teknoloji, aynı zamanda işletme maliyetlerini azaltarak, enerji verimliliği sağlıyor.


Peak Ve Zynga Basın Toplantısı Videosu

Ayrıca ekte oyunlarla ilgili bulabiilirsiniz


Küresel Anksiyete Salgını Kapıda

Küresel Covid 19 salgınıyla mücadelede alınan önlemler yavaş yavaş gevşetilip hayat normale dönmeye başlarken; salgının psikolojik etkileri konuşulmaya devam ediyor. Covid-19 salgınının özellikle kaygıyı artırdığını belirten psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, anksiyete pandemisinin küresel bir hal aldığını kaydetti. Aşırı korku, kaygı ve stresin bağışıklık sistemini baskıladığını kaydeden Tarhan, özellikle Koronavirüsle beraber yaşamaya alışmamız gerektiğini kaydetti.


Etiketler: olan, şiddet, antisosyal, kişiler, için

Yorumlar 0 adet



Yorumunuz Kaydedildi.

Editörlerimizin yoğunluğuna göre onaylanmasına çalışılacaktır.

Teşekkür ederiz.