24 Ocak 2020 Cuma 10:04

GÜNDEM

Küresel Milyarderlerin Serveti, Dünya Nüfusunun %60’Inın Sahip Olduğu Toplam Varlıklardan Daha Fazla

Küresel milyarderlerin serveti,

Küresel Milyarderlerin Serveti, Dünya Nüfusunun %60’Inın Sahip Olduğu Toplam Varlıklardan Daha Fazla
Küresel Milyarderlerin Serveti, Dünya Nüfusunun %60’Inın Sahip Olduğu Toplam Varlıklardan Daha Fazla
Küresel Milyarderlerin Serveti, Dünya Nüfusunun %60’Inın Sahip Olduğu Toplam Varlıklardan Daha Fazla
x

Aşağıdaki kodu kopyalayıp sitenize ekleyebilirsiniz


Video Boyutunu otomatik algıla (Mobil Uyumlu) :    X 


Video otomatik başlasın

34volt » 34Volt


Haberin Adresi www.34Volt.com Haberin Adresi www.34Volt.com

dünya nüfusunun %60’ının sahip olduğu toplam varlıklardan daha fazla

Uluslararası sivil toplum kuruluşu Oxfam’ın 2015 yılından bu yana hazırladığı küresel eşitsizlik raporunun güncel rakamları, İsviçre’nin Davos şehrinde 21-24 Ocak’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu öncesinde yayınlandı. 2019 raporuna göre, dünya çapında 2.153 milyarder var ve sahip oldukları servet, dünya nüfusunun %60’ını oluşturan 4,6 milyar insanın toplam varlığından daha fazla.

Küresel eşitsizlik sarsıcı bir şekilde yerleşmiş ve yaygınlaşmış durumda. Geçtiğimiz son on yılda milyarderlerin sayısı iki katına çıktı. Bu yıl Oxfam Konfederasyonu’nu temsilen Davos’ta bulunan Oxfam Hindistan CEO’su Amitabh Behar’a göre “zenginler ile yoksullar arasındaki fark, iyi planlanmış eşitsizlikle mücadele politikaları olmadan kapatılamaz ve dünya üzerinde çok az hükümet bu politikaları hayata geçirmeyi taahhüt ediyor.”

Oxfam’ın “Time to Care” [Bakım Zamanı] isimli bu yılki eşitsizlik raporu, cinsiyetçi ekonomilerimizin eşitsizlik krizini nasıl beslediğini ve varlıklı seçkinlerin, özellikle yoksul kadın ve kız çocuklarının aleyhine olacak şekilde servetlerini nasıl artırdığını gözler önüne seriyor:

Behar’a göre “bozuk ekonomilerimiz, dar gelirlilerin aleyhine işleyecek şekilde, milyarderlerin ve büyük şirketlerin ceplerini dolduruyor. İnsanların, milyarderlerin neden var olduğunu sorgulamaları şaşırtıcı değil.”

Behar şunları da ekledi: “Günümüz ekonomik sisteminden en az faydalananlar, kadınlar ve kız çocukları. Milyarlarca saati, yemek ve temizlik yaparak, çocuklara ve yaşlılara bakarak geçiriyorlar. Karşılıksız bakım emeği ekonomilerimiz, şirketlerin ve toplumların çarklarını döndüren “gizli güç”. Bu çarklar eğitim almak, iyi bir işte çalışmak ya da toplumlarımızın nasıl yönetileceğinde söz sahibi olmak için genellikle çok az vakti olan ve bu nedenle de ekonominin dibinde sıkışıp kalmış kadınlar tarafından döndürülüyor.”

Kadınlar, ücretlendirilmeyen bakım emeğinin %75’inden fazlasını gerçekleştiriyor. Bakım işleri yüzünden sıklıkla çalışma saatlerini azaltmak zorunda kalıyor ya da iş gücünden tamamen çıkıyorlar. Dünya çapında kadınların %42’si bakım işlerinden sorumlu oldukları için iş bulamıyorlar. Bu rakam erkekler için sadece %6.

Kadınlar aynı zamanda ücretli “bakım iş gücü”nün de üçte ikisini oluşturuyorlar. Kreş, ev hizmetleri ve bakım gibi sektörlerde çalışan kadınlar genellikle düşük ücrete ve düzensiz saatlerde çalışıyorlar, sınırlı yan haklara sahipler ve hem fiziksel hem de duygusal olarak zarar görüyorlar.

Önümüzdeki on yılda küresel nüfusun artması ve yaşlanmasıyla birlikle, ücretli ve ücretsiz bakım emeği verenlerin üzerindeki baskının artması bekleniyor. 2030 yılına gelindiğinde 2,3 milyar insanın bakıma ihtiyacı olacağı tahmin ediliyor. Bu, 2015 yılından itibaren 200 milyonluk bir artış demek. İklim değişikliğinin ufukta beliren küresel bakım krizini daha da kötüleştirmesi bekleniyor. 2025 yılında, yaklaşık 2,5 milyar insan yeterli su kaynağı bulunmayan yerlerde yaşıyor olacak ve suya erişebilmek için kadınların ve kız çocuklarının daha uzun mesafeleri yürümeleri gerekecek.

Yapılan araştırmalar ve yayınlanan raporlara göre, hükümetlerin çoğu

- en zenginlerden ve şirketlerden almaları gereken vergileri düşürüyor,

- bakım sorumluluklarının kadınların üzerinden alınmasında başarısız oluyor,

- yoksulluk ve eşitsizlikle mücadele edilmesine destek olabilecek geliri toplamada yetersiz kalıyor.

Hükümetler, aynı zamanda, kadınların ve kız çocuklarının iş yükünü hafifletebilecek hayati önemi olan kamu hizmetlerine ve altyapıya yeterli fonu ayırmıyor. Su ve kanalizasyon, elektrik, çocuk bakımı ve sağlık gibi alanlara yapılacak yatırımlar kadınlara zaman kazandırabilir ve onların yaşam kalitelerini yükseltebilir. Örneğin, iyileştirilmiş bir su kaynağına erişim, Zimbabwe’nin bazı bölgelerindeki kadınların yaptıkları işten günde dört saat ya da yılda 2 ay tasarruf etmelerini sağlayabilir.

Behar’a göre “eşitsizlik krizini hükümetler yarattı ve bu konuda çözüm üretmek de onlara düşüyor. Hükümetler, şirketlerin ve zenginlerin kendi paylarına düşen vergiyi ödemelerini sağlamalı ve kamu hizmetleriyle altyapıya daha fazla yatırım yapmalı. Kadınlar ve kız çocukları tarafından gerçekleştirilen bakım emeğini düzenleyecek yasaları geçirmeli ve ebeveynlerimize, çocuklarımıza ve en savunmasız olanlarımıza bakmak gibi toplumumuz için çok önemli olan işleri yerine getirenlere geçimlerini sağlayacak ücretlerin ödenmesini güvence altına almalılar. Hükümetler, sadece şanslı azınlık için değil, herkes için işleyecek ekonomiler inşa edebilmek adına bakım işlerini diğer önemli sektörler kadar önceliklendirmelidir.”

Türkiye’de ise en zengin %1’lik kesiminin serveti, toplumun %80’lik bölümünün (yaklaşık 66 milyon kişi) sahip olduğu maddi varlığın 2 katı. Forbes listesindeki dolar milyarderi Türklerin en zengin 5’i ise yaklaşık 25 milyon vatandaştan (en alt %30’luk dilim) daha fazla servete sahip.

TÜİK verilerine göre Türkiye’de iş gücüne dahil olamayan 20 milyon kadının 11 milyonu, ev içindeki bakım sorumlulukları sebebiyle iş gücünün dışında. Özellikle yoksul mahallelerde uygun ücretli kreşlerin ve diğer bakım hizmetlerinin olmaması, yoksul kadınları daha da fazla yoksulluğa mahkum ediyor; bu da kadınların maruz kaldığı cinsiyet eşitsizlikleri ile beraber gelir eşitsizliğinin de kalıcı hale gelmesine neden oluyor.

Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi Şengül Akçar “Biz KEDV olarak, dünyanın ve ekonominin çarkını kadınların döndürdüğüne inanıyoruz. Refahın tüm kesimler tarafından paylaşılması için hayatın her alanında kadınların maruz kaldıkları eşitsizliğin giderilmesini, kadınların hastalarımıza, çocuklarımıza, engellilerimize ve en savunmasızlarımıza bakmak için harcadıkları emeğin ücretlendirilmesini, bakım hizmetlerinin bir sektör olarak önceliklendirilip bu alandaki kamu hizmetleri ve altyapı yatırımlarına kaynak aktarılmasını talep ediyoruz.”

Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı

Aralık 2019’dan itibaren Oxfam Konfederasyonu’nun dünyadaki 20 üyesinden biri olan Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV), 1986 yılından beri, eşitsizliğe en fazla maruz kalan kadınları güçlendirmek ve yoksulluğu gidermek için çalışıyor. Bu amaçla, özellikle dar gelirli kadınların yaşamlarını iyileştirme çabalarına destek olmak ve yerel kalkınmadaki liderliklerini güçlendirmek üzere çeşitli programlar yürütüyor; kadınları kooperatifleştiriyor, ortak iş kurmalarını sağlıyor, ürünlerini iyileştiriyor, çocuk bakım hizmetlerine erişimlerini artırmak için “mahalle yuvaları” kuruyor, mahallelerine sahip çıkmaları ve yaşamlarını etkileyen kararlara katılımcı olmaları için destek oluyor. KEDV, yılda yaklaşık 20.000 kadın ve çocuğa ulaşıyor.

Oxfam

Oxfam, 90’dan fazla ülkede programları olan 20 üyeden oluşan uluslararası bir konfederasyondur. Yoksulluk ve eşitsizliğin olmadığı bir gelecek inşa etmek için gereken değişimi gerçekleştirecek küresel sivil toplum hareketinin bir parçasıdır.

Editörlere notlar

İlginizi Çekebilir

Eset Çift Şifre Çok Şey Değiştirir

20 Şubat 2020


Yüksek Potansiyele Sahip Şirketler İçin Eıt Innoenergy Powerup! Challenge Yarışması’Na Son Başvuru Tarihi Yaklaşıyor

EIT InnoEnergy PowerUp! Challenge yarışması için son başvuru tarihi yaklaşıyor. Bu inisiyatif, tüm geliştirme aşamalarındaki yenilikçi işletmelere InnoEnergy’nin benzersiz tekliflerinden faydalanmaları için kapı açıyor. InnoEnergy bir ortak yaratıcı, akıllı yatırımcı ve endüstri hızlandırıcı olarak benzersiz fikirlerini gerçekleştirmeleri için girişimcilerin ve girişimlerin pazar desteği almalarına, genişlemelerine veya şirketlerin varlıklarını küresel çapta büyütmelerine yardımcı oluyor.


Bebeklik Dönemi Dikkat Süresi Yetişkinlikteki Konsantrasyon Becerilerini Etkiliyor!

Hamilelik sürecinde temelleri atılan işitme sistemi, bebeğin ilk 3 yılında geliştirdiği dinleme ve konsantrasyon becerisi, ilkokul sürecinden itibaren akademik hayatını ve tüm yaşamını etkiliyor. Uluslararası erken çocukluk dönemi eğitimi EYFS hedefleri ile tam uyumlu, 0-36 aylık bebek ve ebeveynlerinin katılımlarıyla gerçekleştirilen, makaton (işaret dili) yöntemini içeren ödüllü ebeveyn-çocuk oyun ve aktivite programı BabyCollege® doğumdan itibaren farklı gelişim dönemlerinde olan bebekler için, dikkat ve konsantrasyon becerilerini geliştirmeye dönük ebeveyn-bebek etkileşimli eğlenceli aktiviteler sunuyor.


Dmo Akaryakıt Tedarikinde Petrol Ofisi İle Sözleşme İmzaladı

Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğü tarafından, ‘kamu kurum ve kuruluşları akaryakıt ihtiyaçlarının merkezi ve standart bir alım yöntemiyle tedarik edilmesi’ amacıyla başlatılan ‘DMO Kamu Akaryakıt Tedariki Çalışmaları’, Petrol Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri ile sözleşmede belirtilen standartlara uygun olarak alımların 3 Ocak 2020 tarihinde başlaması ile birlikte devreye girmiş oldu.


George Hogg Sport

George Hogg Şehir Yaşamının Dinamizmini


Etiketler: bakım, için, kadınların, daha, fazla

Yorumlar 0 adet



Yorumunuz Kaydedildi.

Editörlerimizin yoğunluğuna göre onaylanmasına çalışılacaktır.

Teşekkür ederiz.