18 Ekim 2019 Cuma 13:52

GÜNDEM

Mckinsey Ekonomik Görünüm Raporu, Küresel Ekonomideki Düşüşe Ve Azalan Ticari İlişkilere Dikkat Çekiyor

McKinsey & Company, Eylül ayı verilerine dayanan yeni Ekonomik Görünüm Raporu’nu yayınladı. 2011 yılından bu yana düzenli olarak hazırlanan rapora göre, farklı ülkelerden ve sektörlerden 1.350’yi aşkın uzman, ekonomide yavaşlama ve daralmaya işaret ediyor. Gelecek 10 yıl içinde beklentilerin negatif yönlü olduğu raporda bu şartlara etki eden en temel iki faktör, ticari anlaşmazlıklar ve bu alandaki politika değişimleri olarak gösteriliyor.

Mckinsey Ekonomik Görünüm Raporu, Küresel Ekonomideki Düşüşe Ve Azalan Ticari İlişkilere Dikkat Çekiyor
x

Aşağıdaki kodu kopyalayıp sitenize ekleyebilirsiniz


Video Boyutunu otomatik algıla (Mobil Uyumlu) :    X 


Video otomatik başlasın

34volt » 34Volt


Haberin Adresi www.34Volt.com Haberin Adresi www.34Volt.com

Önde gelen şirketlere, kamu kurumlarına, sivil toplum kuruluşlarına hizmet veren global yönetim danışmanlığı firması McKinsey, 2011 yılından bu yana küresel ekonominin nabzını tuttuğu Ekonomik Görünüm raporunun Eylül 2019 dönemi sonuçlarını açıkladı. Rapor, dünya çapında farklı sektörlerden 1.350’yi aşkın uzmanın görüşleriyle hazırlandı.

Rapora göre, katılımcılar hem ülkelerinde hem de küresel çapta ekonomide düşüş yaşandığını belirtiyor ve bunun gelecek 6 ayda da devam edeceğini öngörüyor. Ekonomideki negatif yönlü hareketin temel nedenleri arasında ilk sırada ticari anlaşmazlıklar ve bu alandaki politikalarda gerçekleştirilen değişiklikler gösteriliyor.

Uzmanların üçte ikisi ekonomik gelişim hakkında endişeli

McKinsey Eylül 2019 Ekonomik Görünüm raporu verilerine göre, katılımcıların %74’ü, küresel ekonominin 6 ay öncesine göre çok daha kötü şartlarda olduğunu ifade ediyor, bu, şimdiye dek paylaşılan en yüksek oran.

Gelecek 6 ay için de beklentiler negatif yönlü; katılımcıların üçte ikisi bu dönemde küresel ekonomideki küçülmenin devam edeceğini tahmin ediyor. Gelecek öngörüleri kapsamında, gelişmiş ekonomileri temsil eden katılımcıların %70’i düşüş beklerken, bu oran, gelişmekte olan ekonomilerde %59.

Aynı zamanda, gelecek 10 yılı değerlendiren uzmanlar, kendilerine sunulan 4 farklı senaryo kapsamında, ilk iki sırada küresel ekonomide yavaşlama ve bölgesel kriz olasılıklarını seçti. Bu senaryolara yönelen katılımcıların oranı %70 olarak gerçekleşti. Bu oran Eylül 2018 anketinde %52, bir önceki anket dönemi olan Haziran 2019’da ise %60’tı.

Ülke bazında bakıldığında ise küresel ekonomiye göre daha pozitif bir tablo ortaya çıksa da geçmiş dönemlere göre düşüş bu alanda da mevcut. Katılımcıların %52’si son 6 ayda ülkelerinde ekonominin kötüleştiğini ifade ediyor; ekonominin mevcut seviyesinde kaldığını belirtenlerin oranı %30, iyileştiğini söyleyenlerin oranı ise %18. Gelecek dönem için de katılımcıların %51’i ekonominin kötüleşeceğine inanıyor, bu, şimdiye dek rapor edilen en yüksek oran.

Bununla birlikte ekonomik gelişim beklentileri sektörden sektöre farklılık gösteriyor. Üretim endüstrisinden katılımcılar, diğer tüm sektörlere göre daha olumsuz bir tablo çiziyorlar. Bu sektörden profesyonellerin %72’si ekonomik şartların kötüleştiğine işaret ederken, bu oran teknoloji ve telekomünikasyon sektöründe %41.

Ticari anlaşmazlıklar ve politika değişimleri, büyümenin önündeki en temel engel olarak görülüyor

Küresel ekonomide yaşanan durgunluk ve yavaşlamanın nedenlerine odaklanıldığında, katılımcılar küresel ekonominin zayıflamasında en önemli faktör olarak ticari anlaşmazlıkları gösteriyor. 2019 yılı boyunca ilk sırada yer alan bu konunun gelecek bir yıl için de büyümenin önünde engel oluşturabileceği öngörülüyor. Ülke bazında bakıldığında ise katılımcılar, bir önceki dönemde olduğu gibi bu dönemde de ticari politikalardaki değişiğimi, ekonomileri açısından en temel risk olarak görüyor. Gelişmiş ekonomilerde uzmanların %49’u bu konuyu endişe verici buluyor, diğer ülkelerde ise bu oran %34. Öte yandan gelişmekte olan ekonomilerde yaşanan dalgalanmalar önemli bir risk unsuru olarak öne çıkıyor. Bu bölgelerde katılımcıların üçte biri ekonomik dalgalanmaları endişe verici bulurken, bu oran diğer ülkelerde %16.

Ticari anlaşmazlıkların büyümenin önünde engel görülmesine paralel olarak, katılımcıların %50’si ülkeleri ile diğer ülkeler arasındaki ticari ilişkilerin azaldığını bildiriyor. Bir yıl önce bu oran %36 olarak rapor edilmişti. Benzer şekilde uzmanların yarısı, gelecek bir yıl içerisinde uluslararası ticari ilişkilerin zayıflamaya devam edeceğini öngörüyor.

Türkiye, yeni çağa uygun bir stratejiyle küresel ekonomideki yerini güçlendirebilir

Raporu değerlendiren McKinsey & Company Türkiye Ülke Direktörü Can Kendi; “Dünyanın dört bir yanında, alanında uzman katılımcıların görüşleriyle hazırlanan McKinsey Eylül 2019 Ekonomik Görünüm Raporu, küresel ve yerel ekonomik performansta düşüşün bir süre daha devam edeceğine, ticari ve finansal baskının artacağına işaret ediyor. Bu öngörüye katılmakla birlikte, McKinsey olarak bu koşullara temkinli bir iyimserlikle yaklaşıyoruz. Yeni dijital ekonomi mevcut ekonominin yerini alırken, şirketlerin ve ülkelerin doğru bir stratejiyle başarıyı yakalayabileceklerine inanıyoruz.

İlginizi Çekebilir

Kış Aylarında Su İçmeyi İhmal Etmeyin!

Pek çoğumuz kış aylarında su içmeyi unutuyor ya da su yerine sıcak içecekler içmeyi tercih ediyor ve kışın vücudumuzun daha az suya ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz.. Oysa sanılanın aksine yaz kış fark etmeksizin vücudumuz suya ihtiyaç duyuyor.Hiçbir içeceğin suyun yerini tutmadığının altını çizen Sabri Ülker Vakfı, su tüketimini arttırmaya yönelik öneriler paylaşıyor.


Milli Yazılım Kapasitematik Saniyenin 0.001 Hızında 10 Gb Veri Aktarabilecek

Tezmaksan Genel Müdürü Hakan Aydoğdu, 5G ile uyumlu hale getirilen Kapasitematik sayesinde makinadan makinaya saniyenin 0.001 hızında 10 GB veri aktarmanın mümkün olacağını söyledi. Üretim takip yazılımı olarak geliştirilen, bütün mobil cihazlara uyumlu olacak şekilde tasarlanan ve dünyanın öteki ucunda bulunulsa bile üretime müdahaleyi olanaklı kılan Kapasitematik’i 2020 itibariyle yurt dışına ihraç edeceklerini aktaran Aydoğdu, 5G ile bin kat daha fazla mobil verinin kontrol edilebileceğini kaydetti.


Stryker'dan Türkiye'ye Yatırım

Stryker Hakkında:


“Prematüre Gücü” Projesi Büyüyerek Devam Ediyor!

Türkiye’de 33 yıldır yenilikçi ve güvenilir ürünleriyle bebeklerin sağlıklı ve mutlu gelişimine katkı sağlamak için çalışan Prima, “Prematüre Gücü” projesi kapsamında, dünyanın en küçük kahramanları olan prematürelere ve ailelerine desteğini sürdürüyor. Bu kapsamda şu ana kadar 500 bini aşkın bebek bezini hastanelere bağışlayan Prima, buna ek olarak prematüre ebeveynler için eğitim seminerleri düzenledi ve Anne Bebek Uyum odası açılması için katkıda bulundu. Prematüre Gücü projesini büyüten Prima, bu yıl ebeveynlerin desteği ile de prematüre bebek bezi bağışını iki katına çıkarmayı hedefliyor.


Ahmet Kural Üç Farklı Tipi Aynı Filme Sığdırdı

Başrollerinde Ahmet Kural, Murat Cemcir, Devrim Yakut, Rasim Öztekin’in yer aldığı Baba Parası 1 Ocak 2020’de sinemaseverlerle buluşacak.


Etiketler: küresel, katılımcıların, oran, olarak, ekonominin

Yorumlar 0 adet



Yorumunuz Kaydedildi.

Editörlerimizin yoğunluğuna göre onaylanmasına çalışılacaktır.

Teşekkür ederiz.