17 Mayıs 2019 Cuma 13:25

GÜNDEM

Prof. Dr. Nevzat Tarhan “Şizofreni Ruhsal Değil, Beyinsel Bir Hastalık”

“İlacını alan bir şizofreni hastasının, normal insandan farkı kalmıyor”

Prof. Dr. Nevzat Tarhan  “Şizofreni Ruhsal Değil, Beyinsel Bir Hastalık”
Prof. Dr. Nevzat Tarhan  “Şizofreni Ruhsal Değil, Beyinsel Bir Hastalık”
x

Aşağıdaki kodu kopyalayıp sitenize ekleyebilirsiniz


Video Boyutunu otomatik algıla (Mobil Uyumlu) :    X 


Video otomatik başlasın

34volt » 34Volt


Haberin Adresi www.34Volt.com Haberin Adresi www.34Volt.com

İzmir’de anne ve babasını siyanürlü şerbet içirerek öldüren üniversite öğrencisi Mahmut Can Kalkan’a şizofreni tanısı konulması, şizofreni hastalığı ve alınabilecek önlemleri bir kez daha ülke gündemine taşıdı. Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, şizofreni hastalığı ve vakalar hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.

Üsküdar Üniversitesi Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, İzmir’de yaşanan siyanür dehşeti ve şizofreni hastalığı hakkında önemli bilgiler verdi.

Şizofreni teşhisi genellikle, ailelerin bazı davranış ve düşünce bozukluklarını tespit etmesi ile hekime getirildiği zaman bir muayene ile çok kolay teşhis koyulabilen bir hastalık” diyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan,

Şizofreni nasihatle düzeltilecek hastalık değil!

Şizofreni, kişinin beyninin karar verme bölgesinin bozulduğu bir hastalıktır. Kişi aklına gelen ya da dışarıdan algıladığı bilgileri algılar, yorumlar ve cevap verir. Bunu beynin ön bölgesi yapar. Şizofrenide yapılan araştırmalarda, bu kişilerin beynin ön bölgesi iyi çalışmıyor. Yani beynin ön bölgesi hatalı karar vermeye sebep oluyor. Bu, tedavi edilmesi gereken bir durum. Bu nedenle şizofreni nasihatle, çeşitli telkinlerle, psikoterapilerle düzelecek bir hastalık değil. Şizofreni, bir beyin hastalığı. Beynin kimyası bozulmuş, beynin ön bölgesi, beynin diğer bölgeleri ile bağlantı kurmadan çalışıyor” şeklinde konuştu.

Şizofreni ruhsal değil, beyinsel bir hastalık

“Son zamanlarda yapılan beyin ölçümlerinde, beyin fonksiyon testlerinde şu ortaya çıkıyor: Şizofreni hastalarının beyninin ön bölgesi (karar verme bölgesi) iyi çalışmıyor. Beynin algılayan alanları ile yorumlayan alanları ve karar verme alanlarının birbiri ile bağlantısı kopuyor. Beyin fonksiyonları ile ilgili son yapılan araştırmalar, şizofreni hastalığının ruh hastalığı değil, bir beyin hastalığı olduğunu gösteriyor” diyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

Bu kişilerin aklına bir bilgi geliyor. Şizofreni hastalığı ya da paranoid bozukluğu olan kişinin, içinden bir his örneğin; ‘Bu kişiler senin annen-baban değil, annenin babanın kılığına girmiş şeytan’ diyor. Normalde insan beyninin hemen gerçeklik testi yapması lazım. Gerçeklik testini yapamıyor, aklına gelen o saçma düşünceye inanıyor ve onunla ilgili senaryo yazıyor. Anne-babanın tutumu da açık, şeffaf ve net değilse, o küçük bir şüphe iken hezeyana dönüşüyor ve şizofrenik tablo ortaya çıkıyor.

Anne-babanın farkındalığı büyük önem taşıyor

Şizofreni hastalarında uygunsuz duygu durum vardır. Yani yere, duruma uygun olmayan konuşmalar, gülmeler, saçmalamalar vb. bazı şeyler vardır. Şizofreni mi yoksa psikoz mu bu ancak genel gözlem ve çeşitli muayenelerle anlaşılır. İzmir’de yaşanan son olayı adli psikiyatri birimlerinin inceleyip, kesin teşhisin öyle konulması gerekiyor. Anne-babalar bazen sevgi körü olabiliyor, çok sevdiği için, onun davranışlarını sorgulayamıyor. Onu bir şekilde yorumluyor ve hastalığının büyümesine sebep oluyor. Bu nedenle, anne ve babanın burada farkındalığı çok önemli. Anne-babaların burada yapacağı şey, bilimsel bilgiye güvensinler. Burada geleneksel bilgi, bilimsel bilgi ile doğrulanırsa, güzel ve faydalı. Ama bilimsel bilgi ile doğrulanmamışsa, böyle durumlarda genellikle böyle bir bedel ödeniyor.

Şüphelenilen kişiyi doktora değil, medyuma götürüyorlar

Bizim toplumumuzda da şizofreni tanısını, insanlar genellikle davranışlarından şüphelendiği zaman, bu kişileri hekime değil de hemen medyumlara, büyülerle uğraşan kişilere götürüyorlar ve bu kişiler de ‘Sana üç harfliler musallat olmuş’ vs. diyerek, bu kişileri oyalıyorlar. Bu arada da bu hastalıklar, vakalar ortaya çıkıyor.”

Şizofreni için biyolojik bir tedavi gerekiyor

Şizofreni için, beyin kimyasını düzeltecek biyolojik bir tedavi uygulanması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Nevzat Tarhan,

“Ayak kırığına nasıl tedavi gerekiyorsa, şizofreni hastalığına da o şekilde bir tedavi gerekiyor. Şizofreni, biyolojik bir hastalık. Bu vesile ile Türkiye’de şizofreni hastalığının bir beyin hastalığı olduğunu ve bunun tıpkı, nasıl vücutta bir yer felç olunca nörolojiye gidilerek tedavi olunması gerekiyor, burada da bu kişilerin ilgili uzmana gitmesi ve farkındalığının artırılmasının gerektiğini düşünüyorum” dedi.

Şizofreni hastası bir kişi ilacını alırsa, saldırganlık bakımından normal insandan farkı kalmıyor”

Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Şizofreni hastası bir kişi ilacını alırsa, saldırganlık bakımından normal insandan farkı kalmıyor” diyerek, sözlerini şöyle tamamladı:

Şizofreni hastaları genellikle hasta olduğuna da inanmıyor, hastalık bilinci yok. Bu nedenle hastalık bilinci olmadığı için ilacını dilinin altında saklıyor vb. bir şekilde ilacını almıyor. Böyle durumlarda anne-baba da ‘Bir deneyelim almasın’ diyor ve böylelikle bu olaylar meydana geliyor.

Bir kişi, şizofreni tanısı almışsa, buradaki birinci öncelik, kırmızı uyarı; ilacını alıp almamasıdır. Ona dikkat etmelerinde fayda var.”

İlginizi Çekebilir

Phyto’Dan Boyalı Ve İşlem Görmüş Saçlar İçin Yeni Bakım Serisi Phytocolor!

Phyto, yeni Phytocolor serisi ile boyalı saçlar için saç rengini koruyan ve saçın ışıltısını kazandıran yeni saç bakım ritüelini sunuyor! 50 yıllık bitki bilimi tecrübesi ile doğal aktif içeriklerden ilham alarak geliştirilen Phytocolor, yeni formül ve dokusu ile saç renginizi derinlemesine koruyor ve parlaklık kazandırıyor!


Teb, “Minik Maker’Lar İş Başında” Projesiyle 1000 Çocuğa Maker Eğitimi Verdi

Türk Ekonomi Bankası (TEB), çocukların inovasyon merakından ve potansiyelinden aldığı ilhamla maker hareketini Anadolu’ya yaymak üzere hayata geçirdiği “Minik Maker’lar İş Başında” projesinin bu yılki etabını tamamladı. TEB KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Ali Gökhan Cengiz: “Bu yıl Minik Maker’ler İş Başında projesini daha da büyüterek 10 farklı ile yaydık, 1000 öğrencimize maker eğitimi verdik” dedi.


“Türkiye’Nin Enerji Sistemi Masaya Yatırıldı”

TMMOB Makina Mühendisleri Odası Enerji Çalışma Grubu tarafından 2010'dan bu yana her yıl sürekli güncellenen “Türkiye Enerji Görünümü” başlıklı çalışmanın detayları, 16 Mayıs Perşembe günü Kadir Has Üniversitesi’nde ele alındı.


Machka 2019 İlkbahar Yaz Koleksiyonu İle Yeni Mevsime Romantik Bir Karşılama

MACHKA 2019 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu, yeni mevsimin romantik silüetlerini yumuşak geçişli tavrıyla yeniden yorumluyor. Machka kadınına atıfta bulunan koleksiyon parçaları, bu kez naif olduğu kadar güçlü tarafını ortaya çıkararak abartıdan uzak bir seçki sunuyor.


“Çocuklarda Obeziteye Karşı ‘543210’ Kuralı”

Çocukluk ve ergenlik çağında obezite, insidansı ve prevalansı tüm dünyada giderek artmakta olan önemli bir halk sağlığı sorunu. Ancak bu sorunun temelinde genetik miras ve ebeveynlerin hataları yatıyor. Aile içindeki beslenme alışkanlıkları, hareketsiz yaşam çocukları obeziteyle birlikte kalp sorunlarına, diyabete ve kansere götürüyor. Ergenlik döneminin bitmesiyle birlikte obezite için cerrahi seçenekler ön plana çıkıyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Obezite Tanı ve Tedavi Merkezi’nden Obezite ve Diyabet Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Murat Çağ, “22 Mayıs Dünya Obezite Günü” öncesinde çocukluk çağında başlayan obezite tehlikesi ve alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi.


Etiketler: Şizofreni, şizofreni, hastalığı, hastalık, değil

Yorum Yazın

420
×
 

Yorumlar 0 adet



Yorumunuz Kaydedildi.

Editörlerimizin yoğunluğuna göre onaylanmasına çalışılacaktır.

Teşekkür ederiz.