12 Ağustos 2018 Pazar 13:28

GÜNDEM

“Türkiye’Nin İlk Ve Gerçek Kriminalistleri Üsküdar Üniversitesinde”

Prof. Dr. Sevil Atasoy, Üsküdar Üniversitesi Tercih ve Tanıtım Günleri kapsamında düzenlenen Tercih Buluşmalarının üçüncü gününde “Kanıt Peşinde: Her çorba içilmez - Osmanlı’nın katil kadınları” başlıklı konuşması ile aday öğrencilerle bir araya geldi.

“Türkiye’Nin İlk Ve Gerçek Kriminalistleri Üsküdar Üniversitesinde”
“Türkiye’Nin İlk Ve Gerçek Kriminalistleri Üsküdar Üniversitesinde”
x

Aşağıdaki kodu kopyalayıp sitenize ekleyebilirsiniz


Video Boyutunu otomatik algıla (Mobil Uyumlu) :    X 


Video otomatik başlasın

34volt » 34Volt


Haberin Adresi www.34Volt.com Haberin Adresi www.34Volt.com

Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Bağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sevil Atasoy, Üsküdar Üniversitesi Tercih ve Tanıtım Günleri Buluşmaları kapsamında, üniversite adayları ve veliler ile bir araya geldi.

Prof. Dr. Sevil Atasoy: “Tarihin ilk kadın seri katili mutfaktan çıkmıştır”

Tarih boyunca varlığını sürdüren bir cinayet şekli olarak; zehirleyerek öldürme vakalarından örnekler aktaran Atasoy, “Siz siz olun mutfaktakine her zaman dikkat edin, nitekim yazılı tarihin ilk kadın seri katili mutfaktan çıkmıştır” dedi.

Otopsi ve olay yeri incelemenin yapılmaması, cinayetleri karartıyor

Osmanlı’da, Tanzimat fermanından sonra kurulan Nizamiye Mahkemeleri ve 1858 tarihli Ceza Kanunu’nda zehrin ilk defa bir cinayet silahı olarak kabul gördüğüne dikkat çeken Atasoy, tıbbi ya da kozmetik amaçlı kullanımları olmakla birlikte ölüme de yol açabilen otuzun üzerinde doğal madde ve kimyasal bileşiğin İmparatorluğun dört bir yanında serbestçe satılabilmesinin, zehirle cinayet salgınına yol açtığını belirtti.

Atasoy, “Esrar, afyon, sıçanotu, aksülümen, balıkotu, horasani, kara çöğleme, tatula tohumu, kunduz böceği, kargabüken, ebucehil karpuzu, göztaşı gibi maddelerin bakkallardan, berberlerden, kökçülerden, aktarlardan kolayca temin ediliyordu. Esnafın denetlenmesi ve cezalandırılması yönünde genelgeler yayınlandı. Hekim ve eczacılar yetkilendirildi ama personel eksikliği nedeniyle uygulanamadı. Yasa çıkarmak yetmiyor, bunu izleyecek, uygulayacak kişiler gerekli. Keşif, otopsi ve olay yeri incelemesindeki eksiklikler özellikle zehirle cinayetlerin karanlıkta kalmasına yol açar, suçlular cezasını bulmaz. Günümüzde de aynı sorunlar yaşanıyor” şeklinde konuştu.

Bir cinayet şekli olarak: Çorbaya zehir katma

Kadınların geçmişten bugüne kadar ellerini kana bulamaktan çekindiklerini ifade eden Atasoy, “Ya zehirle öldürmüşler ya da başka birine öldürtmüşlerdir. Osmanlı kadınları genellikle zehirleme tekniği olarak, yiyecek ve içeceklere özellikle de çorbaya madde katarak kişileri zehirlemişlerdir” diye belirterek, örnekler verdi.

“Seri katil” kime denir?

İki ya da daha fazla kişiyi aradaki bir soğuma evresinden sonra öldüren kişilere seri katil tanımlaması yaptıklarını belirten Prof. Dr. Sevil Atasoy, ”Bir anda 8-10 kişiyi öldürene seri katil demiyoruz. Dünya’da her on erkek seri katile karşılık, bir kadına rastlanıyor. Ülkemizde de hemen her suç tipinde aynı oran geçerli.” dedi.

Atasoy, dünyanın en tanınmış kadın seri katillerinden Viyanalı Bayan Elfriede Blaunsteiner’in kumar parası için tek başına yaşayan, akrabası bulunmayan en az on zengin ve yaşlı erkeği gazete ilanı ile bulup öldürdüğünü belirtti.

“Birisi birini öldürmeyi aklına koydu mu bunun önüne geçilemez”

Zehirlemenin günümüzde gündemini korumakta olduğunu belirten Atasoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Zehirleyen maddelerin giderek arttığı bir dünyada yaşıyoruz. Daha önceki kuşakların bildikleri arsenik, siyanür ya da mantar gibi zehrin ötesinde, bugün akla hayale gelmeyecek başka maddeler ve tekniklerle zehirlemek mümkün. Bütün bunları açığa çıkarabilmek için çok güçlü adli bilimler teknolojisine, alt yapısına ve bilgisine sahip olan bir ülkede yaşamanız lazım. Bugün Afrika ve Asya’nın birçok ülkesinde zehirlenme vakaları doğal ölüm zannedilerek üzeri kapansa da gelişmiş ülkelerde kriminal laboratuvarların yetenekleri ve otopsilerdeki beceriler sayesinde mümkün olduğunca aydınlatılmaya çalışılıyor. Ama birisi birini öldürmeyi aklına koydu mu bunun önüne geçilemez.”

Adli Bilimlerde 4 yıllık lisans eğitimi, ilk kez Üsküdar Üniversitesinde

Biyoloji, kimya, fizik, matematik, arkeoloji, antropoloji,sosyoloji, psikoloji gibi her mesleğin suçun aydınlatılması ve suçlunun ortaya çıkarılması için Adli Bilimler şemsiyesi altında hizmet ettiğini belirten Prof. Dr. Sevil Atasoy,

“Üsküdar Üniversitesinde suçla mücadele eden birimler var. Bunları topluca “Adli Bilimler Kompleksi” olarak adlandırıyoruz. Başta, Türkiye’de ilk defa ve sadece Üsküdar Üniversitesinde olmak üzere 4 yıllık bir lisans eğitimi var. Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi bünyesinde yürütülen 4 yıllık lisans eğitimi sonunda mezun olacaklar birer kriminalisttir. Yani olay yerinden elde edilen delilleri inceleme yeteneğine sahip olan kişiler. Onlar Türkiye’nin ilk ve gerçek kriminalistleri olarak adalete hizmet edecek. Bu arada Üsküdar Üniversitesi’nin Bağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü’nde farklı bilim alanlarında Adli Bilimler Yüksek Lisansı ve Doktora eğitimi almak da mümkün. Ayrıca Adli Bilimler gibi adalete hizmetin ayrılmaz parçası olan Ceza Adaleti Yüksek Lisans eğitimi ile, Vakıf Üniversiteleri arasında bir ilki daha gerçekleştirdik. Adli Bilimler Kompleksi, Sağlık Meslek Yüksek Okulu bünyesindeki Otopsi Yardımcılığı’nı, Şiddet ve Suçla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi’ni, Bilirkişilik Temel Eğitimi’ni, kurulan Tıp Fakültesi’ndeki Adli Tıp Anabilim Dalı’nı ve mezunlarımıza bir kariyer merkezi olarak da hizmet edecek Adli Bilimler Derneği’ni kapsıyor.

Programın sonunda aday öğrenci ve velilere soğuk çorba ikramı yapıldı.

İlginizi Çekebilir

Hemıngton “Indelıble Traces” Sonbahar Kış Koleksiyonunu Moda Haftasında Tanıttı

Hemington, “2019-20 Sonbahar Kış Indelible Traces” koleksiyonunu Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul kapsamında Zorlu PSM’de gerçekleştirdiği muhteşem defile ile moda severlerin beğenisine sundu.


Tümsiad “Büyük Türkiye İçin Üretmeye Devam” Dedi

Tüm Sanayici İşadamları Derneği (TÜMSİAD), ‘’Büyük Türkiye için üretmeye devam’’ başlığı altında kamu kuruluşları, üniversiteler ve özel sektör temsilcileriyle ortaklaşa paneller düzenliyor. Büyük yankı uyandırması beklenen ve Türkiye’nin 20 noktasında düzenlenmesi planlanan etkinliklerin ilki bugün İzmir Ticaret Odası Meclis Salonu’nda gerçekleşti.


Denimin Gökkuşağı Hali

Size bir gerçek sunalım; renkli denimler İlkbahar/Yaz 2019 sezonunun yeni trendi. Hatırlandığında mutluluk veren, doksanların unutulmaz televizyon dizileri The Fresh Prince of Bel Air ve Beverly Hills 90210’dan ilham alan pastel renkli denimler, hafif taşlaşmış formlarıyla yeniden canlanıyor. Benetton’dan daha iyi kim bu renkli trendi yeniden canlandırabilir ki?


Abdi İbrahim Otsuka Medikal Direktörlüğü Bildiriyor; "Bipolar Bozukluk Tedavi Edilebilen Bir Hastalıktır”

Abdi İbrahim Otsuka Medikal Direktörlüğü, Bipolar Farkındalık Haftası dolayısıyla yaptığı bilgilendirmede, 'manik depresif bozukluk' veya 'manik depresyon' adıyla da bilinen bipolar bozukluğun tedavi edilmediği takdirde intihar yoluyla ölüme yol açabilen ciddi bir psikiyatrik tablo olduğunu belirtiyor.


Müsiad “Millî Bilişim Hamlesinde Kamunun Rolü" Tüit Hk.

MÜSİAD Bilişim Sektör Kurulu tarafından MÜSİAD Ankara Şubesi ev sahipliğinde 20 Mart Çarşamba günü “Millî Bilişim Hamlesinde Kamunun Rolü” ana temalı Türkiye İstişare Toplantısı düzenlendi.


Etiketler: Adli, Atasoy, Bilimler, Üsküdar, seri

Yorum Yazın

420
×
 

Yorumlar 0 adet



Yorumunuz Kaydedildi.

Editörlerimizin yoğunluğuna göre onaylanmasına çalışılacaktır.

Teşekkür ederiz.