20 Mart 2019 Çarşamba 10:46

GÜNDEM

Tuzla İlgili Efsaneler

Sofralarımızın vazgeçilmezlerinden olan tuz, vücudumuzun normal işlevini gerçekleştirebilmesi için de hayati önem taşıyor. Asit-baz dengesinin sağlanması, kan basıncı kontrolü, dolaylı olarak da sinir ve kas sistemi için mutlaka gerekli bir mineral. Ancak tuzun,“azı karar, çoğu zarar” yaklaşımıyla tüketilmesi gerekiyor. Zira yüksek düzeyde kullanımı hipertansiyona neden olduğu gibi böbrekler, göz ve kemik sağlığı üzerinde de olumsuz etki yaratıyor.

  Tuzla İlgili Efsaneler
  Tuzla İlgili Efsaneler
  Tuzla İlgili Efsaneler
x

Aşağıdaki kodu kopyalayıp sitenize ekleyebilirsiniz


Video Boyutunu otomatik algıla (Mobil Uyumlu) :    X 


Video otomatik başlasın

34volt » 34Volt


Haberin Adresi www.34Volt.com Haberin Adresi www.34Volt.com

Sağlıklı bir bireyin günlük tuz tüketiminin 5 gram yani yaklaşık 1 çay kaşığının altında olması gerektiğinin altını çizen Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Arzu Yalçın, dünyada bu rakamın 9-12 gr olarak saptandığını, Türkiye’de ise 18 grama kadar çıktığını söyledi. “Tuz” olarak kastedilen mineral sodyum klorür olduğunu belirterek, “Kişisel olarak yediklerimize eklediğimiz tuzun dışında, hazır yiyeceklerde, lezzetlendirici maddelerde, bisküvilerde, meşrubatlarda, sodada bol miktarda bulunuyor. Dolayısıyla gün içinde vücudumuza ihtiyacımızdan fazla sodyum klorür almış oluyoruz” dedi.

Dr. Arzu Yalçın, “Dünya Tuza Dikkat Haftası” dolayısıyla yaptığı açıklamada bu konudaki efsanelere dikkat çekti.

Bu bilgi kısmen doğru olmakla birlikte bazı hastaların fazla titizlik gösterip hiç tuz kullanmadıklarını belirten Dr. Arzu Yalçın, “Bu hastalar, çoğunlukla kullandıkları tansiyon ilaçlarının idrar söktürücü etkisi nedeniyle de çok fazla tuz kaybediyor. Özellikle 70 yaş ve üstündeki kişilerde bu durum çok sık görülür. Hatta bilinç kaybıyla hastaneye başvurup sodyum düşüklüğü tanısı konmuş hastaların sayısı da oldukça fazladır. Sodyum düşüklüğü çeşitli hormonal nedenler, beyin tümörü, böbrek hastalıklarına bağlı olarak da yaşlılarda ortaya çıkabilmektedir. Dolayısıyla ne kadar tuz tüketilmesi gerektiği konusunda, hastalar mutlaka hekimlerinden bilgi almalıdır.”

İnsanların yanlış bildiği bilgilerin başında da suni tuz kullanımı geliyor. Suni tuz preparatlarının içinde sodyum yerine potasyum bulunuyor. Zararsız olduğu düşünülerek yüksek dozda kullanılan bu preparatlar, potasyum yüksekliği yaparak, kalpte ritim bozukluğu, ani kalp durması, kas spazm ve krampları, böbrek üstü bezinde bozukluklar gibi ciddi durumları yaratma riski bulunuyor. Dolayısıyla tüketirken dikkatli olunması gerekiyor.

Özellikle son yıllarda adı sıklıkla duyulan ve sağlıklı olduğu belirtilen “Himalaya ve “kaya tuzu” nun da sanıldığı gibi sofra tuzundan daha yararlı olmadığına dikkat çeken İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Arzu Yalçın, “Özellikle Himalaya tuzlarında sodyum klorür dışında başka mineraller de bulunur. Bir kısmında radyoaktif etki olduğu için bu tuzlar, kanserojen olabilmektedir. Ayrıca bu tuzlardaki iyot miktarı yetersiz olduğu için tiroid kanseri riskini de artırmaktadır” dedi.

-----------------------KUTU BİLGİSİ---------------------------------------------------

NE ZAMAN İYOTLU, NE ZAMAN İYOTSUZ TUZ KULLANILMALI?

Tuz konusunda en çok merak edilen sorulardan birinin de “iyotlu tuz mu, iyotsuz tuz mu kullanılmalı” sorusu olduğunu söyleyen Dr. Arzu Yalçın, bu konuyla ilgili bilgiler verdi:“Dünya Sağlık Örgütü’nün, iyotsuz tuzun tiroid kanseri riskini arttırdığı konusunda uyarısı nedeniyle, bir dönem ülkemizde iyotsuz tuz pek bulunmuyordu. Ancak iyot fazlalığında da guatr yani tiroid bezi büyüme riski arttığından, guatrı olan ve tiroid bezi çok çalışan hastalarda iyotsuz tuz tercih etmesi gerekiyor. Sonuç olarak tiroid bezinde hiçbir problemi olmayan, ailede tiroid kanseri öyküsü olanlarda veya tiroid bezi az çalışanlarda iyotlu tuz, tiroid bezi oldukça büyük ve tiroid hormonları fazla olanlarda ise iyotsuz tuz kullanılmalıdır.”

Özlem İslam

Utku Şentürk

İlginizi Çekebilir

Şekerbank, Unep Fı “Sorumlu Bankacılık Prensipleri”Nin Kurucu İmzacılarından Oldu

Sürdürülebilir kalkınmanın finansmanında öncü rol üstlenen Şekerbank, Birleşmiş Milletler Çevre Programı Finans Girişimi (UNEP FI) tarafından hayata geçirilen Sorumlu Bankacılık Prensipleri’ne (Principles for Responsible Banking) dünyadan kurucu imzacı olarak katılan 130 bankadan biri oldu.


İnsanın Doğa İle Savaşı Bu Sergide Vahşi Alegori

Ressam Soner Çakmak’ın ‘Vahşi Alegori/Başlangıç’ adını taşıyan sergisi 2 - 30 Ekim tarihleri arasında Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi(CKM) Sanat Galerisi'nde yer alacak.


Grip Ve Nezle Görülmesi Arttı! Uzmanlar Uyarıyor!

İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Musa Bostancıoğlu, Eylül döneminde çocuklarda sık karşılaşılan soğuk algınlığı, nezle ve grip gibi hastalıklara karşı ebeveynleri uyardı.


Trend Micro, E Posta, Ağ, Uç Nokta, Sunucu Ve Bulut İş Yüklerinde Xdr Sunan İlk Şirket

Trend Micro Hakkında:


Etiketsiz Ürünleri Tüketmek Brusella Riskini Artırıyor

Ateş atakları ile seyreden bulaşıcı mikrobik hastalık olan brusella, insanlara da bulaşabilen bir hayvan hastalığı olarak biliniyor. Koyun, keçi, at, sığır ve köpekler arasında sıkça görülen hastalık, gribal şikayetlerle başlıyor. Belirtileri hemen hemen her hastalığa benzediği için tanı konulması zorlaşabiliyor ve sinsice ilerliyor. Memorial Antalya Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Şirin Elmi, brusella hastalığı ve dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.


Etiketler: tiroid, Arzu, Yalçın, olarak, sodyum

Yorumlar 0 adet



Yorumunuz Kaydedildi.

Editörlerimizin yoğunluğuna göre onaylanmasına çalışılacaktır.

Teşekkür ederiz.