12 Şubat 2019 Salı 11:03

GÜNDEM

Yetişkinlerde Hangi Aşı, Ne Zaman Yapılmalı

Aşı ile bağışıklama belirli ve ciddi seyirli bazı enfeksiyon hastalıklarından korunmada en etkili yöntemlerden biri olarak kabul ediliyor. Antibiyotik direncinin giderek arttığı günümüz koşullarında, enfeksiyon hastalıklarından korunmanın çok daha önemli hale geldiğini söyleyen Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çağrı Büke, çocuklarda olduğu gibi yetişkinlerde de aşılamanın önemine dikkat çekiyor.

 Yetişkinlerde Hangi Aşı, Ne Zaman Yapılmalı
 Yetişkinlerde Hangi Aşı, Ne Zaman Yapılmalı
 Yetişkinlerde Hangi Aşı, Ne Zaman Yapılmalı
 Yetişkinlerde Hangi Aşı, Ne Zaman Yapılmalı
x

Aşağıdaki kodu kopyalayıp sitenize ekleyebilirsiniz


Video Boyutunu otomatik algıla (Mobil Uyumlu) :    X 


Video otomatik başlasın

34volt » 34Volt


Haberin Adresi www.34Volt.com Haberin Adresi www.34Volt.com

İnsan hayatını tehdit edebilecek ciddi sonuçlar doğurabilen hastalıklardan korunmada bağışıklamanın önemi gün geçtikçe artıyor. Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çağrı Büke, bu nedenle bağışıklamanın doğumla başlayıp yaşam boyu devam etmesi gerektiğinin altını çiziyor. Bu noktada aktif bağışıklama olarak tanımlanan aşılamanın çocuklarda olduğu kadar yetişkinlerdeki önemi de ortaya çıkıyor.

AŞILAMAYLA UZUN SÜRELİ KORUMA AMAÇLANIYOR

Aktif bağışıklama, yani aşılamada vücudun bağışıklık sisteminin aktive edildiğini anlatan Prof. Dr. Çağrı Büke, şu bilgileri veriyor:“Aşı ile bağışıklamada antikor / antitoksin oluşumu için belirli bir zamana (haftalara ya da aylara) ihtiyaç vardır. Yani aşı yapılır yapılmaz ya da ilk doz aşıdan sonra hemen koruyucu etki (antikor/antitoksin) oluşmaz. Bunların oluşması için bazı durumlarda aynı aşıyı belirli aralıklar ile birden fazla dozda uygulamak gerekebilir. Bazen de belirli bir hastalığa karşı uygulanan aşının etkisinin sürekliliğini sağlamak amacıyla belirli aralıklarla tekrarlamak gerekebilir. Bazı aşılar (canlı) ise bir ya da iki doz uygulama sonrası ömür boyu bağışıklık oluşturur. Aktif bağışıklama, toplumda yaygın görülen ve yüksek bulaştırıcılık özelliğine sahip, sonuçları ağır ve ciddi olan enfeksiyon hastalıkları etkenlerine karşı antikor / antitoksin oluşturmak amacıyla çoğu zaman daha mikroorganizma ile karşılaşmadan yani bulaşma olmadan önce uygulanır.”

KORUYUCU ETKİ KİŞİYE GÖRE DEĞİŞİYOR

Günümüzde hiçbir aşının yüzde 100 koruyucu etkisi olmadığını hatırlatan Prof. Dr. Çağrı Büke, “Aşı sonrası koruyucu etkinliğin oluşup oluşmadığının belirlenmesinde rol oynayan faktörlerin başında aşının yapıldığı kişinin durumu gelir. Yaşlı kişilerde, aşırı kilolularda, altta yatan kronik hastalığı olanlarda, diyabet, kanser hastalarında, organ nakli yapılanlarda ve bağışıklık sistemini baskılayan her türden hastalığı olan ya da bu tür ilacı alanlarda aşıya karşı vücudun verdiği yanıt zayıf olur. Bu nedenle böyle kişilerde aşıyla korunma daha düşük düzeydedir. Buna karşın enfeksiyon hastalıklarına karşı aşı ile korunması gereken kişilerin en başında da bu grupta yer alan kişilerin geldiği de unutulmamalıdır.” diye konuşuyor.

AŞI BAZI HASTALIKLARIN ORTADAN KALDIRILMASINDA DA ETKİLİ

Aşı ile bağışıklama gerçekleştirildiğinde, sadece o kişi enfeksiyon hastalığına karşı korunmakla kalmayıp, dolaylı yoldan da olsa hastalığı diğer kişilere bulaşması da engelleniyor. Dolayısıyla toplumda söz konusu hastalığa karşı aşılanan kişi sayısı ne kadar fazlaysa, o hastalığın ortaya çıkma olasılığı da o oranda düşük oluyor. Hatta bazı hastalıkların tamamen ortadan kaldırılması da mümkün olabiliyor. Örneğin başarılı aşılama programları sayesinde çiçek, kızamık, polyo (çocuk felci) hastalıkları tamamen yok edilmiş ya da yok denecek seviyelere çekilebilmiş durumda.

“AŞI KARŞITLIĞI DÜNYADA BAZI ENFEKSİYON HASTALIKLARININ SIKLIĞINDA YENİDEN ARTIŞA NEDEN OLDU”

Son zamanlarda aşıların içerisinde, bakteri ve mantar üremesini önlemek üzere yer alan ve içeriğinde civa bulunan “tiomersal”in çeşitli zararlı etkilerine, özellikle de otizme neden olduğuna ilişkin bazı bildirilerin tüm dünyada aşı karşıtlığını yeniden artırdığını belirten Prof. Dr. Çağ Büke, konuyla ilgili görüşlerini şöyle ifade etti:

“Bu durum aşılanma oranlarında belirgin azalmaya yol açtı ve dolayısıyla aşı ile korunulabilir enfeksiyon hastalıklarının görülme sıklığı da artırmaya başladı. Genellikle çoklu aşıların içerisinde bulunan civa (tiomersal), etil civa halindedir. Bu formu vücutta birikmemekte ve 30 gün içerisinde vücuttan atılmaktadır. Buna karşın başta kabuklu deniz ürünleri olmak üzere çeşitli besinlerden alınan civa ise metil civadır ve vücutta birikir. Aşı ile otizm ilişkisi günümüzde hala tartışma konusudur. Civa içeren aşıların uygulaması ile otizm arasında doğrudan bir ilişki saptanmamakla birlikte İngiltere, Amerika ve Avrupa’da özellikle çocukluk yaş grubunda uygulanan aşıların içerisinden etil civa çıkartılmıştır. Bu örnekler de göz önünde bulundurulduğunda özellikle de çocukluk yaş grubunda civa içermeyen aşıların uygulanmasının hem güvenirlik açısından hem de otizm ile ilgili tartışmaları ortadan kaldırması açısından önemli olduğu düşünülmektedir.”

YURT DIŞI SEYAHATLERİNDEN ÖNCE DE AŞI UNUTULMAMALI

Rutin olarak uygulanmamakla birlikte, seyahatler sırasında seyahate gidilecek ülkelere göre, tifo aşısı, kolera aşısı, sarıhumma aşısı, kene kaynaklı ansefalit aşısı ve leptospiroz aşıları yapılması gereklidir.

KUTU BİLGİSİ

YETİŞKİNLERDE HANGİ YAŞTA HANGİ AŞI YAPILMALI?

Özlem İslam

Utku Şentürk

İlginizi Çekebilir

Gelecek Kaygısı, Yol Haritası İle Aşılabilir

Hayatlarının en önemli kararlarından birini vermeye hazırlanan üniversite adayları, bugünlerde telaşlı günler yaşıyor. Bu telaşa kimi zaman gelecek kaygısı da ekleniyor. Gelecek kaygısının en önemli nedeninin belirsizlik olduğunu belirten psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, mutlaka bir yol haritası çizilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Prof. Dr. Nevzat Tarhan’a göre yalnızlık duygusu da gelecek kaygısını artırıyor, sıcak aile ilişkileri gelecek kaygısını azaltmada etkili oluyor.


Saran S Sport Plus Haftalık Yayın Akış 23 30 Temmuz Haftası

S SPORT PLUS HAFTALIK YAYIN AKIŞI


Gümrük Genel Tebliği’Nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tim Açıklaması

Gümrük Genel Tebliği’nde bugün yapılan değişiklik, ihracatımızın sürdürülebilirliği adına bilhassa ihracatçı firmalarımızın yurt dışından gelen sipariş numuneleri başta olmak üzere, ihracatımızın aynı dinamizmle hedeflerine ulaşmasına katkı sağlayacak şekilde, siparişe, üretime ve ihracata dönüşecek eşyanın serbest dolaşımına izin veren önemli bir düzenleme niteliği taşımaktadır. Söz konusu tebliğ nedeniyle başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Ticaret Bakanımız Sayın Ruhsar Pekcan'a, 83 bini aşan üyesiyle İhracat Ailesi adına şükranlarımızı sunarız.


Düzeltme Migros’Tan Dünya Perakendesine Örnek Uygulama, Abd Ve Japonya’Dan Sonra Avrupa’Da Da Ödüle Doymuyor

MİGROS’TAN DÜNYA PERAKENDESİNE ÖRNEK UYGULAMA, ABD VE JAPONYA’DAN SONRA AVRUPA’DA DA ÖDÜLE DOYMUYOR


Beslenme, Uyku Ve Yaşam Tarzı Beyin Sağlığını Etkiliyor

Davranışlarımızın, ilişkilerimizin, kararlarımızın ve duygularımızın kaynağı olan beynimizin işlevselliği için beyin sağlığının önemine işaret eden uzmanlar, beyni tehdit eden faktörlerden uzak durulmasını öneriyor. Yeterli, ölçülü ve dengeli beslenme, toksik maddelerden uzak durulması, dinlendirici bir uyku düzeni, fiziksel ve zihinsel hareketli bir yaşam tarzı, hipertansiyon ve diyabet gibi sistemik hastalıkların tedavi edilmesi ve kişinin ailesi ve çevresiyle kurduğu sağlıklı ilişkiler beyin sağlığını olumlu etkiliyor.


Etiketler: karşı, civa, aşıların, Prof, Büke

Yorumlar 0 adet



Yorumunuz Kaydedildi.

Editörlerimizin yoğunluğuna göre onaylanmasına çalışılacaktır.

Teşekkür ederiz.